Benim burdaki Gürcü arkadaşla gidelim diye anlaştık. Gittik yerleştik yerimize, anam o koltuklar nası alçak nası alçak, kafa arkalığı yok falan, nerdeyse önünde oturanın ayaklarını görüyosun, bu köfte, emmoğlu sevgilisiyle nası liseli aşık fantezisi yapmış orda dedim. neyse.
fragmanlarda da the lovely bones'u merak ettim bi de ona gitcem.
kepenk adasına gelirsek, leocum her zamanki gibi müthiş, yannız biraz kilo almış, yaşlanmış mı ne, üstsüz bi sahnede bildiğin benden büyük memeleri vardı! Hele o kravat hele o kravat, tanrımm, ne fecahat bişiydi. hatır için çiğ tavuk yerim gene de o kravatı takmam..ıyyk..Ama diyorum ya işte ne kadar uğraşırsan uğraş adam leonarda di caprio, kusarken bile yakışıklı yani bi yerde..şarap gibi adam mübarek, yıllar geçtükçe daha bi hoş oliiiyyy...
Filme dönelim,
Kurgu süper olmuş, sonunda ters köşe yapıyor mu, aslında yapıyor..Şu Türk yapımı Gen filmi gibi mi olcak demiştim, malum izole akıl hastanesi, yolların kapanması, gizemli olaylar, davranışlar vsvsvs. aynı. Hatta lan ilk defa holivud bizden çalmış galiba dediydim ama diilmiş..neyse ki diilmiş öyle olsa hayal kırıklığı olur idi.
whatever, netice olarak ben beğendim. Son sahnede adamın bi lafı var, 'It's better to die as a good man than live as a monster' gibisinden bişi o da ayrıca hoşuma gitti. bu laf üzerine bizim gürcü arkadaş bi yorum getirdi ki cuk oturdu, ben o sonuca ulasamamıstım ama o söyleyince dogru lan bu kız benden zeki galiba dedim! :) ama yazmıım şimdi spoilerın dik alası olur o yüzden salla.
haa mantık boşlukları yok mu, var tabi..ama who hasn't yani bi yerde. mesela o yaralı yüzlü amca ne ayaktı, nooldu ona..falan falan..(spoiler yok spoiler yookk..)
Netekim, shutter island namı diğer kepenk adası da böyle bi film işte..artı film benim gibi ödlek bi patates için bile öyle korkunç morkunç değil, en korkunç sahnesi işte şu alttaki foto.

Bence gidin bi izleyin. Öpüşmeden! ;)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder